En güzel öğüt örnek olmaktır.
Malcolm X

Otuzüç Kor Düştü Yüreğimize...


Gittiler…
Geceyi ışıtarak…
Çığlık çığlığa…
Gittiler besmeleleri bereketsiz katil sürüsünün bir anda cehenneme dönüştürdüğü kenti gerilerinde bırakıp.
Gittiler turnalar misali bitimsiz bir semahın döngüsünde.
Çocuktular, gençtiler, yaşlıydılar…
Taliptiler, bilgeydiler,
Candılar…
Gittiler…
“Halkla güvenlik güçlerini karşı karşıya getirmeyiniz”[1] diye açıldı yolları.
Artlarından “Neyse ki otelin etrafındaki vatandaşlarımızın burnu bile kanamadı,”[2] denildi.
Velhasıl, bir tas su dökenleri çıkmadı devlet ricalinden…
Bir Temmuz sıcağında, cehennem ateşinde buz kesmiş yüreklerimizi peşleri sıra sürüyerek gittiler,

Tekbirler, sinsi sokak köpekleri gibi artlarında…

Kapanmayan bir yara anıları, delik deşik belleğimizde,
Bir yangın yeri,
Kapkara bir enkaz…
Dumanı hâlâ tüten 
bir kıyamet meydanı…

Gittiler,
İnce belli kızlar, karayağız delikanlılar,
Hatayî coşkusu,
Kazak Abdal istihzası,
Pir Sultan inadıyla…
Otuzüç çınar devrildi,
otuzüç turna vuruldu,
otuzüç yanardağ patladı,
otuzüç kez harab oldu Basra,
otuzüç kor düştü yüreğimize…

Aleviydiler,
Alev oldular…

 

Sibel ÖZBUDUN