Doğan ölür, ondan eser olarak söz kalır. Sözünü iyi söyle, ölümsüz olursun.
?

EGEMENLER; ADIYAMAN'DAKİ ALEVİ İSTİSMARINI VE PROVAKASYONUNU DURDURUN !


Maraş ve Çorum katliamının hazırlıklarına giderken, başvurulan yöntemlerden biride, saldırılacak Alevileri önceden tespit etmekti.  Şimdi benzer bir süreci anımsatan provokasyon girişimi ise Adıyaman’da yaklaşık 200 civarında Alevilerin oturduğu evler işaretlenerek yapılmaktadır. Tek bir Sünni vatandaşımızın oturduğu ev işaretlenmezken bu oldukça manidardır. Ortadoğu’da, Suriye’de yaşanan gerilim ve hükümet ile cemaat arasındaki çatışmanın ayyuka çıktığı bir dönemde toplumun mağdurları üzerinde karanlık oyunlarda oynanmaya başlıyor. Uludere katliamı bu süreçten bağımsız değildir.  Hükümet dindar ve kindar nesil yetiştirmek istiyor. “Alevilerin katli vacip” diyen sözde dindarlar hiç eksik olmadı Türkiye’de. “Allah için yak ulan yak” diyerek 35 insan yakan dindar eksilmedi Sivas’ta.  “Ermeni piçi” diye çığlık atan “kindar ve dindar” gençler farklı olanı öldürmek için devletin gözü önünde cinayet işliyor. Adıyaman'da alevilerin kapılarına işaret koyuyor.


HÜKÜMETİN DİLİ AYRIMCILIK VE NEFRET ÜRETİYOR

Alevilerin oturduğu semte Kızılbaş katliamı yapan Yavuz Sultan Selim adı verenler, Yavuz’un katliamını meşru görünler, Yavuz’u kahraman, “Kızılbaşların katli vaciptir” ve “Alevilerin, canları, malları, namusları size helaldir" diye fetva veren Şeyhülislam Ebu Suud ile gurur duyanlar, Alevilerin “soy ve sopu” ile uğraşanlar, referandum ve genel seçimlere Alevi ayrımcılığını ve nefretini yayanlar, “Ne iştir ki, Aleviler, Dürziler ve Yezidiler, Sünnilik İmparatorluğu demek olan Osmanlı devletince din ve millet bahçemizden ısırgan otları gibi yolunup atılamamıştır” diyerek, dininin, kininin dâvacısı bir gençlik” gençlere kin ve nefret duygusu eken Necip Fazıl Kısakürek ile büyüyenler, Alevilere yönelik kin ve nefret tohumu ekilmesine hizmet edenlerdir. AKP döneminde bu zehirli tohumlar daha da çok ekilmeye başladı.

Adıyaman’da “Burada Alevi oturuyor” mesajı veriliyor. Alevilerin yerleşim bölgesi olarak bilinen Karapınar Mahallesindeki duvar ve kapılar boya ile işaretleniyor. Televizyon Anahaber bültenlerine açıklama yapan Adıyaman’lı Alevilerin kaygıları ve işaretlenmiş evlerin görüntüleri Alevilere yönelik yeni bir provokasyon girişiminin habercisi olduğunu gösteriyor. Hava puslu. Kurtlar puslu havayı seviyor.  Alevilerin sağduyusunu test etmek ve Alevileri provokasyona davet eden bu girişimler, Alevileri tuzağa düşüremeyecektir. Alevilerin öğretisi, tarihsel tecrübeleri ve diğer toplumsal kesimlerle kurduğu dostça ilişki, iktidar hırsına teslim olmuşların, karanlık güçlerin ve egemenlerin kendi çatışmalarına Alevileri alet etmeye çalışması ve Alevilere Maraş, Çorum ve Sivas hatırlatacak girişimleri sonuçsuz bırakacaktır.

ADIYAMAN KARANLIK GİRİŞİME İZİN VERMEZ

 Gerek basın, gerek sosyal paylaşım sitelerinde aktarılan bilgi ve görüntülere göre Alevilerin oturduğu evler kırmızı ve mavi renkli boyalarla anlamsız işaretlendirmiştir. Adıyaman’daki Alevi dernek, cemevi ve vakıflar bu türden provokasyon girişimlerine karşı sağduyulu davranmıştır. Planlı ve örgütlü olduğu belli olan bu çirkin ayrımcı, kinci, düşmanca girişimlerin arkasındaki güçlerin açığa çıkarılması hükümetin ve yerel idarenin görevidir.

Alevilere ait evlerin işaretlenmesi masum görülecek, geçiştirecek ve tesadüf bir eylem değildir. Geçmişin Alevi katliamlarını, Çorum, Maraş ve Sivas örneğinde olduğu gibi benzer stratejileri ve senaryoları uygulamaya koydukları anlaşılıyor.

Alevi-Sünni çatışması yaratmayı aklından geçirenler bilsin ki, Aleviler ve Sünniler kardeş olarak, bu tuzağa düşmeyecek, egemenlerin ve karanlık güçlerin provokasyon girişimlerini boşa çıkaracak tecrübeye sahiptir. Türkiye’nin farklı kültürel kimliklerini birbirine kırdırma dönemi bitmiştir. Karanlık güçler ve egemenler kendi hesaplarıyla kendi başlarına ve yalnız kalacaktır.

SORUMLU AKP HÜKÜMETİDİR.

AKP’nin ve bizzat Başbakanın son yıllarda Alevilere yönelik ayrımcılık ve nefret söylemini besleyen açıklamaları, Alevi açılımı adı altında Alevilere yönelik itibarsızlaştırma girişimleri, Sivas katliamı ve Maraş katliamlarını lanetleme mitinglerinde Alevilere yapılan saldırılar, Alevileri sürekli hedef tahtasına koymayı benimsemiştirler. Bu ise Türkiye’nin karanlık güçlerine cesaret vermektedir. Hrant Dink katilerini besleyen de egemenlerin siyaset dilidir. Alevi nefretiyle siyaset yapanların dili de, Alevilere yönelik provokasyonu besleyen dildir.

Bu topraklara artık nefret, kin, düşmanlık ve ayrımcılık ekilemeyecek. Buna Aleviler, Sünniler ve bu ülkenin tüm toplumsal renkleri izin vermemeli, vermez. Çünkü toplumsal çoğulculuğumuz birlikte yaşam kültürümüze akıtılan zehiri dışına atacak bilince ve tecrübeye sahiptir. Toplumsal çeşitliliğimize ve birlikte yaşama kültürümüze akıtılan bu  provokasyon zehrini akıtanları derhal açığa çıkarmak hükümetin görevidir.

AKP hükümeti, İç İşleri Bakanlığı ve Vali derhal, Alevilerin evlerini işaretleyen kişileri ya da örgütü açığa çıkarmalı ve Adıyaman’da yaşayan Alevilerin kaygılarını gidermelidir.  Hükümetin, Alevilere yönelik tavrı Adıyaman sınavında açığa çıkacaktır.


Ankara, 29.02.2012

Turan ESER