Bilgisine göre davranmayan insan, üzerine kitap yüklenmiş hayvandan başka birşey değildir.
Sadi

Unutmadık ... Unutmayacağız ...

Tarih 93, Temmuz’un 2’si,
Can pazarı Sivas,
Elim,yüzüm kan içinde,
Gözlerim yırtılacak gibi,
Yüreğimde korkunç bir çığlık…
Kelime-i şahadet sesleri her dilde,
Bir taraftan Azrail’in eli kolu bağlı,
Çaresiz, takatsiz,
Alıyor canları isteksiz.
Camilere ulaşıyor 37 canın çığlıkları,
Acıyor tanrının içi,
37 kez ölüyor insanlık üst üste,
37 damla yaş gözlerde,
Hüzünlü bir öğlen sonrası her şey…
Tanrı şahidimdir; utandı Muhammed,
Kahroldu Pir Sultan,
Anka dirilmek istemedi bu sefer.
Kabe’de durmuş,
Dönmüyor insanlık etrafında,
Bakma Konya’da dönene,
Kahrından dönüyor Mevlana,
10 bin katilin tövbesini ediyor tanrıya,
Zikrinde 37 canın…
Ne dilim varıyor isimlerini saymaya,
Nede hatırlamaya yüreğim…
Halbuki;
Hasret’in sesi hala kulağımda,
Güzeldi, dalardım yüzüne;
O düzgün sakalı,
Bilge duruşlu gözlüğü ile,
Hele elinde sazı,kapanırken gözleri…
Ya Nesimi?
O olmamışıydı Pir Sultana ses,
O kulaklarda eski bir ezgi,
O değimliydi içimizdeki son nefes…
Şimdi bende ölmek istiyorum,
Yüreğim kadar yanmak,
37 can kadar mağrur ve zamansız…
Ölmek istiyorum bir öğlen sonrası,
Kerbela’da Hüseyin,
Hasan olmak istiyorum…
İstiyorum,
Yezidim olsun Sivaslılar,
Sebebim olsun…
Ölünce;
Her Sivas’ın gün batımında,
Her türkünün en güzel nakaratında,
En çokta Pir Sultanın duasında,
Anılmak istiyorum ben;
Zamansız ve onurlu her gidişte…
Şimdi ölme değil,
Yaşatma,
Şimdi yanma değil,
Yeşertme,
Türkülerle yürüme,
İnançla koşma zamanıdır dostlar…
Şimdi insanca yaşam için savaşırken,
37 canı diriltme zamanıdır …
Onurlu ölümleri onurlu yaşamlarla,
Onurlu dünleri onurlu yarınlarla,
Yad etme,
Kutsama günüdür dostlar…
sivas1993

Tarih 93, Temmuz’un 2’si,
Can pazarı Sivas,
Elim,yüzüm kan içinde,
Gözlerim yırtılacak gibi,
Yüreğimde korkunç bir çığlık…
Kelime-i şahadet sesleri her dilde,
Bir taraftan Azrail’in eli kolu bağlı,
Çaresiz, takatsiz,
Alıyor canları isteksiz.
Camilere ulaşıyor 37 canın çığlıkları,
Acıyor tanrının içi,
37 kez ölüyor insanlık üst üste,
37 damla yaş gözlerde,
Hüzünlü bir öğlen sonrası her şey…
Tanrı şahidimdir; utandı Muhammed,
Kahroldu Pir Sultan,
Anka dirilmek istemedi bu sefer.
Kabe’de durmuş,
Dönmüyor insanlık etrafında,
Bakma Konya’da dönene,
Kahrından dönüyor Mevlana,
10 bin katilin tövbesini ediyor tanrıya,
Zikrinde 37 canın…
Ne dilim varıyor isimlerini saymaya,
Ne de hatırlamaya yüreğim…
Halbuki;Hasret’in sesi hala kulağımda,
Güzeldi, dalardım yüzüne;
O düzgün sakalı,
Bilge duruşlu gözlüğü ile,
Hele elinde sazı,kapanırken gözleri…
Ya Nesimi?
O olmamışıydı Pir Sultana ses,
O kulaklarda eski bir ezgi,
O değimliydi içimizdeki son nefes…
Şimdi bende ölmek istiyorum,
Yüreğim kadar yanmak,
37 can kadar mağrur ve zamansız…
Ölmek istiyorum bir öğlen sonrası,
Kerbela’da Hüseyin,
Hasan olmak istiyorum…
İstiyorum,
Yezidim olsun Sivaslılar,
Sebebim olsun…
Ölünce;
Her Sivas’ın gün batımında
,Her türkünün en güzel nakaratında,
En çokta Pir Sultanın duasında,
Anılmak istiyorum ben;
Zamansız ve onurlu her gidişte…
Şimdi ölme değil,
Yaşatma,
Şimdi yanma değil,
Yeşertme,
Türkülerle yürüme,
İnançla koşma zamanıdır dostlar…
Şimdi insanca yaşam için savaşırken,
37 canı diriltme zamanıdır …
Onurlu ölümleri onurlu yaşamlarla,
Onurlu dünleri onurlu yarınlarla,
Yad etme,
Kutsama günüdür dostlar…